Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği'nin modernize edilmesi için yeni bir görüşme turu Brüksel'de başladı. Hizmetler, kamu alımları, tarım ürünleri ve dijital ekonomi gündemin ana başlıkları olarak öne çıkıyor. İlk tur teknik düzeyde başladı; eylül ayında bakanlar düzeyinde üst seviye toplantıların yapılması planlanıyor.

Mevcut Gümrük Birliği, sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünleri için sınırlı bir kapsama sahip; teknoloji hizmetleri, modern dijital ekonomi, kamu alımları ve tarım ürünleri büyük ölçüde kapsam dışında. Türkiye ile AB arasındaki yıllık ticaret hacmi 200 milyar avroyu aşıyor; modernize edilmiş bir Gümrük Birliği'nin ticaret hacmini ek %25-30 oranında artırabileceği uzmanlarca öngörülüyor.

Görüşmelerin ana eksenleri dört başlığa ayrıldı. Birinci eksen hizmetlerin kapsama alınması: bankacılık, sigorta, danışmanlık, hukuk, sağlık ve eğitim hizmetlerinin Gümrük Birliği çerçevesinde serbest dolaşımının düzenlenmesi. İkinci eksen kamu alımları: AB üye ülkelerinin ve Türkiye'nin kamu ihalelerinin karşılıklı olarak açılması. Üçüncü eksen tarım ürünleri: AB pazarına yönelik Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatının kapsamının genişletilmesi. Dördüncü eksen dijital ekonomi: e-ticaret, dijital hizmetler ve veri yönetimi alanlarında ortak kurallar.

Antalya'nın tarım ihracatı tarafında, modernize edilmiş Gümrük Birliği önemli kazanımlar getirebilir. Antalya yıllık 2,5 milyon ton sebze ve meyve ihracatı yapıyor; bunun yarısı AB pazarına gidiyor. Mevcut Gümrük Birliği bazı tarım ürünleri için kotalar ve ek gümrük vergileri uyguluyor; bu kısıtlamaların kaldırılması Antalya örtü altı tarımı için doğrudan gelir artışı sağlayabilir.

AB tarafının pozisyonu, modernizasyon sürecini desteklemekle birlikte bazı koşullar içeriyor. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı belgeye göre Türkiye'nin AB ile aynı standartları uygulaması, çevre, işçi hakları ve insan hakları alanlarındaki uyumun korunması ve KKTC'ye yönelik tutumun değerlendirilmesi gibi başlıklar masada. Türkiye tarafı, bu başlıkların ticaret müzakerelerinin doğal kapsamı dışında olduğunu paylaştı.

Türkiye'nin pozisyonu açısından, görüşmelerde özellikle dijital ekonomi tarafında somut kazanımlar hedefleniyor. Türkiye'nin yerli yapay zeka modeli, e-ticaret altyapısı ve dijital ödeme sistemleri gibi alanlardaki gelişmeleri, AB pazarına teknoloji ihracatı için fırsat oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, modernize edilmiş Gümrük Birliği kapsamında dijital ekonominin geniş bir alanda yer almasını talep ediyor.

Kamu alımları başlığı, iki tarafı da ilgilendiriyor. Türkiye'de toplam kamu alım hacmi yıllık 80 milyar dolar düzeyinde; AB'de bu rakam 2 trilyon avroyu geçiyor. Karşılıklı açılma durumunda Türk firmaları AB ülkelerinin kamu projelerine, AB firmaları Türkiye'nin kamu projelerine teklif verebilir. Bu yapı özellikle inşaat, savunma sanayi ve teknoloji sektörlerinde fırsatlar yaratabilir.

Görüşme takvimi açısından, ilk teknik tur 2-3 aylık süreyle yürütülecek. Eylül ayında bakanlar düzeyinde toplantı planlanırken yıl sonuna kadar siyasi çerçeve anlaşmasının tamamlanması umuluyor. Tam modernize edilmiş Gümrük Birliği'nin 2027 yılı sonunda yürürlüğe girmesi hedefleniyor; bu sürede Türkiye'nin iç düzenlemelerinin uyumlu hale getirilmesi gerekecek.

Almanya'nın iç koalisyon krizi, sürecin AB tarafında ilerlemesi açısından bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Almanya AB'nin en büyük üyesi; ülkenin iç siyasi belirsizliği, Gümrük Birliği müzakerelerinde Almanya'nın aktif desteğini etkileyebilir. Ancak Avrupa Komisyonu, üye ülke iç siyasi gelişmelerinden bağımsız olarak görüşmelerin sürdürüleceğini paylaştı.

Kaynak: Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü Gümrük Birliği Modernizasyon Müzakereleri duyurusu — ec.europa.eu/trade ve T.C. Ticaret Bakanlığı resmi açıklamaları