Hürmüz Boğazı'nda son haftada gözlenen askeri trafik artışı ve İran ile ABD arasındaki diplomatik gerilim, bölgenin küresel enerji ticareti açısından temel önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Boğazdan geçen petrol tankerleri için talep edilen sigorta primleri, yıllık ortalamanın iki katına çıktı; bu durum doğrudan global petrol piyasalarına yansıdı.
Hürmüz Boğazı, dünya tanker üzerinden taşınan ham petrolünün yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir koridor. Boğaz'ın en dar noktasında genişliği sadece 33 kilometre; trafik İran ve Umman karasuları arasında çift yönlü olarak akıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Irak ve İran'dan çıkan ham petrol ve LNG kargolarının önemli bölümü buradan geçiyor.
Gerilim, son iki haftada İran'ın boğaz çevresindeki askeri varlığını artırmasıyla yükseldi. İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı yakınlarında düzenli devriyelere başladığı, ABD'nin de bölgedeki donanma varlığını güçlendirdiği uluslararası ajanslar tarafından raporlandı. Bu artan askeri trafik, tanker operatörlerinin sigorta şirketlerinden aldığı 'war risk' (savaş riski) primlerinin keskin biçimde yükselmesine yol açtı.
Londra merkezli Lloyd's of London sigorta birliğinin verilerine göre, Hürmüz Boğazı'nı geçecek bir VLCC (Çok Büyük Ham Petrol Tankeri) için talep edilen savaş riski primi, geçen ay ortalama %0,06'dan bu hafta %0,15'e yükseldi. Tek bir VLCC için bu artış yaklaşık 200 bin dolarlık ek maliyete denk geliyor. Operatörler bu maliyeti büyük ölçüde alıcı petrol şirketlerine yansıtıyor.
Küresel enerji piyasaları üzerinde etki belirgin. Brent petrol fiyatı, gerilimin tırmandığı haftada varil başına 82 dolardan 86 dolara yükseldi; haftanın geri kalanında 83-85 dolar bandında dalgalı seyretti. ABD'nin batı petrol benchmarkı WTI ise 79-82 dolar bandında işlem gördü. Avrupa doğal gaz piyasasında da TTF endeksi paralel yükseliş kaydetti; bu, Avrupa'nın LNG ithalatının önemli bölümünü Orta Doğu'dan karşılamasıyla bağlantılı.
Türkiye için doğrudan etki, enerji ithalat maliyetlerindeki artış üzerinden geliyor. Türkiye'nin ham petrol ithalatının önemli bölümü Irak, İran ve Suudi Arabistan'dan; Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir kapanma senaryosu BOTAŞ ve TÜPRAŞ açısından alternatif kaynak ve rota planlamasını öne çıkarıyor. Antalya'daki turizm sektörü de jet yakıt fiyatlarındaki yükselişten dolaylı olarak etkileniyor; havayolu charter fiyatlarındaki olası ek artış sezon görünümünü dikkatle takip etmek gerektiriyor.
Diplomatik tarafta, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafların itidale çağrı yapan açıklamalar yaptı. ABD ve İran ile dialogunu sürdüren ülkeler arasında Türkiye'nin de yer aldığı, arabuluculuk girişimlerinin sessiz biçimde devam ettiği uluslararası kaynaklarda yer aldı.
Kaynak: Lloyd's of London sigorta primleri bültenleri ve Reuters Energy haber kompilasyonu