ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer programa ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması için Tahran yönetimine yönelik yeni şartlarını açıkladı. Açıklama, son haftalarda yükselen Orta Doğu tansiyonu ve enerji piyasalarındaki belirsizlikle birlikte küresel diplomasi gündeminde önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Washington'daki Beyaz Saray basın brifinginde yapılan açıklamada Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme programını tamamen durdurması ve uluslararası denetime tam erişim sağlaması durumunda diplomatik bir yol açılabileceğini belirtti. Şartlar arasında ayrıca İran'ın bölgedeki proxy gruplara olan desteğinin azaltılması ve İsrail'e yönelik tehdit söyleminin sonlandırılması da yer aldı. Açıklamada Birleşmiş Milletler Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) doğrulama rolüne özel vurgu yapıldı.
İran tarafından gelen ilk tepki temkinli oldu. Tahran'da Dışişleri Bakanı'nın yaptığı açıklamada, müzakere kapısının her zaman açık olduğu kaydedilirken, ABD'nin tek taraflı şartlar dayatma eğiliminin yapıcı bir diyaloga uygun olmadığı vurgulandı. İran tarafı, kendi nükleer programının barışçıl amaçlı olduğu yönündeki konumunu yineledi ve uluslararası anlaşmalardan çekilen tarafın ABD olduğunu hatırlattı.
Gelişme küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiledi. Brent petrol fiyatı, açıklamanın hemen ardından varil başına 86 dolara çıkarak son üç ayın en yüksek seviyesini gördü; sonraki saatlerde 84 dolar bandına geriledi. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinin sigorta primlerinin yüksek seyri sürüyor; bazı uluslararası armatör birlikleri rotalarını gözden geçirme konusunda iç toplantılar yapıyor.
Avrupa Birliği'nden gelen tepki ise diplomatik bir denge tonunda. Avrupa Komisyonu Yüksek Temsilcisi, tüm taraflara itidal çağrısında bulundu ve diplomatik kanalların açık tutulmasının önemli olduğunu vurguladı. Almanya, Fransa ve İngiltere'nin oluşturduğu E3 grubu, kendi taraflarının da müzakere sürecine dahil olmasının kritik olduğunu kaydetti.
Türkiye tarafında ise Cumhurbaşkanlığı kaynakları, bölgesel istikrarsızlığın yarattığı riskleri yakından izlediklerini paylaştı. Türkiye, hem ABD ile hem İran ile diplomatik kanalları açık tutan ülkeler arasında yer alıyor ve geçmişte arabuluculuk rolü üstlenmişti. Antalya başta olmak üzere Akdeniz havzasındaki turizm sektörünün sezon performansı, Orta Doğu'daki tansiyonun seyrine bağlı olarak etkilenmeye devam ediyor.
Kaynak: ABD Beyaz Saray basın brifing transkriptleri ve uluslararası ajans haberleri kompilasyonu