Avrupa Birliği üye ülkeleri, Avrupa Savunma Fonu'nun bütçesinin 200 milyar euroya yükseltilmesi konusunda mutabakat sağladı. Mevcut yedi yıllık dönem için bütçe artışı, AB'nin ortak savunma kapasitesinin geliştirilmesine yönelik en kapsamlı adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye ile de iş birliği çerçeveleri görüşülüyor.
Kararın temel motivasyonu, Rusya-Ukrayna savaşının uzaması ve küresel jeopolitik gerginliklerin AB'nin kendi savunma sanayisini güçlendirmesi gerektiği yönündeki algısı. NATO'nun yeni savunma harcamaları zirvesi, üye ülkelerin savunma bütçesinin GSYH'nin %3'üne çıkarılması hedefini gündeme taşımıştı; AB'nin kendi savunma fonu yatırımı bu hedefi destekleyici bir adım olarak konumlandırıldı.
Fonun kullanım alanları üç ana eksen üzerine yapılandırıldı. Birinci eksen Ar-Ge: ortak savunma teknolojisi geliştirme projeleri, üye ülkelerin akademik kurumları ve özel sektör temsilcileri ile birlikte yürütülen araştırma programları. İkinci eksen ortak satın alma: üye ülkelerin tek tek değil ortak olarak savunma ekipmanı tedariği yapması; bu yaklaşım hem maliyetleri düşürüyor hem standartları birleştiriyor. Üçüncü eksen savunma sanayisinin desteklenmesi: AB'nin kendi savunma şirketlerinin (Airbus Defence, Leonardo, Rheinmetall, Saab, Thales gibi) üretim kapasitesini artırma yatırımları.
Türkiye ile iş birliği konusu, üye ülke temsilcilerinin sundukları toplantılarda farklı tonlarla ele alındı. Türkiye, NATO üyesi olarak AB'nin ortak savunma çerçevesinde stratejik bir ortak konumunda; ancak resmi AB üyesi olmadığı için fonun doğrudan finansman desteklerinden yararlanamıyor. Bunun yerine, AB ile Türk savunma şirketleri arasındaki proje bazlı iş birliği genişletilebilir. Türkiye'nin yerli ürettiği Bayraktar İHA platformları, Akıncı, TB3 ve Kızılelma; AB ülkelerinin önemli ilgisini çeken sistemler arasında.
Üye ülkeler arasındaki katkı dağılımı da netleşti. Almanya en büyük katkı sağlayan ülke olarak 48 milyar euro taahhüt etti; Fransa 38 milyar euro, İtalya 22 milyar euro, İspanya 18 milyar euro, Hollanda 12 milyar euro katkı yapacak. Polonya'nın katkı miktarı 15 milyar euro olarak konumlandı; bu rakam ülkenin son yıllardaki güçlü savunma harcaması artışıyla uyumlu. Doğu Avrupa ülkeleri ve Baltık devletleri toplam 25 milyar euro katkı vereceğini paylaştı.
Fonun ana yatırım öncelikleri arasında hava savunma sistemleri, siber güvenlik, insansız hava aracı (İHA) teknolojileri ve hipersonik füze defansı öne çıkıyor. AB'nin son yıllarda en çok dış kaynak satın aldığı kalemler bu alanlarda; ortak yatırımla kendi üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Hava savunma sistemleri için Almanya'nın Diehl ve Fransa'nın MBDA şirketleri öncülüğünde 'European Sky Shield' adlı projeye 30 milyar euro tahsis edildi.
Fonun yönetim yapısı için AB Konseyi tarafından özel bir koordinasyon ofisi kurulacak. Avrupa Savunma Ajansı (EDA), fonun günlük yönetimini üstlenecek; üye ülke temsilcilerinden oluşan bir denetim kurulu, harcamaların şeffaflık kriterlerine uygunluğunu izleyecek. Avrupa Sayıştayı, fonun yıllık denetimini yapacak.
Eleştiriler tarafında, fonun büyüklüğünün AB'nin sosyal politika ve iklim yatırımları üzerinde sıkıştırıcı etki yaratabileceği endişesi öne çıkıyor. Almanya'nın iç koalisyon krizinin temel başlıklarından biri tam da bu konu; SPD ve Yeşiller, savunma harcamasının iklim ve sosyal harcamalar pahasına artırılmasına karşı çıkıyordu. Diğer yandan FDP, savunma artışını destekliyor ancak yeni borçlanmaya başvurulmaması koşulunu koruyor.
Kaynak: Avrupa Birliği Konseyi Savunma Fonu mutabakat duyurusu — consilium.europa.eu