Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, 30 Mayıs Cumartesi günü Suriye Anayasa Komisyonu'nun 11. resmi toplantısının 8-10 Haziran tarihleri arasında İsviçre Cenevre'deki BM Avrupa Merkez Ofisi'nde gerçekleştirileceğini duyurdu. Toplantı, son dört yıldır kesintilerle birlikte sürdürülen Suriye Anayasa Yeniden Yazım çalışmasının yeni döneminin başlangıcı olarak konumlanıyor.

Suriye Anayasa Komisyonu, 2019 yılında BM koordinasyonu ile kurulmuş bir yapı. Üç ayrı bileşenden oluşuyor: Suriye Hükümeti delegasyonu (15 üye), Suriye Muhalefet delegasyonu (15 üye), Bağımsız Sivil Toplum Temsilcileri (15 üye). Komisyonun amacı, Suriye'nin yeni anayasasını üç tarafın anlaşması ile yazmak.

Komisyonun on senelik tarihinde önemli engeller yaşandı. 2019-2023 arasında 10 toplantı düzenlendi ancak büyük bir kısmı somut ilerleme olmadan sonuçlandı. 2024 yılında uzun bir ara verildi; çatışma dinamiklerinin ve dış müdahale aktörlerinin tutumu nedeniyle komisyon faaliyetleri durmuş gibi olmuştu. 2026 yılında BM tarafından yeniden devreye alınma çabaları sonuç verdi.

Yenilenmiş müzakere çerçevesi tarafında üç yeni unsur dikkat çekiyor. Birincisi, Suriye'nin mevcut çatışmasında Türkiye, Rusya ve İran'ın 'Astana üçlüsü' diplomatik formatının komisyon çalışmasıyla daha sıkı koordinasyonu. İkincisi, ABD ve Avrupa Birliği'nin komisyon çalışmasına gözlemci destek vermesi. Üçüncüsü, Suriye sivil toplum temsiliyetinin genişletilmiş tabandan oluşması — kadın ve genç katılımcı sayısı arttı.

Gündemin ana maddeleri arasında şunlar yer alıyor: yönetim sistemi (parlamenter mi başkanlık mı), federal yapı sorunu, vatandaşlık hakları, kürt-arap ilişkileri, kişisel haklar ve özgürlükler, anayasal yargı yapısı, dini kuralların anayasaya yansıması. Bu başlıklar, Suriye'nin geleceği için belirleyici.

Türkiye açısından komisyon çalışmasının önemi yüksek. Türkiye, hem Suriye sınırında uzun bir hatta sahip olarak güvenlik açısından doğrudan etkilenen, hem de 4 milyondan fazla Suriyeli sığınmacıyı barındıran bir ülke. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, komisyona gözlemci olarak katılım sağlayan dört ülkeden biri (Rusya, İran ve Birleşik Krallık ile birlikte) konumunda.

İsrail-Suriye ilişkileri tarafında 2025 yılında imzalanan Golan Tepeleri tampon bölge anlaşması, komisyon çalışmaları için stabilizasyon sağlamış durumda. Tampon bölge anlaşması sonrasında İsrail-Suriye hattındaki askeri çatışma sıklığı önemli ölçüde azaldı; bu durum komisyon müzakereleri için elverişli bir dış ortam yarattı.

ABD Trump yönetiminin Suriye politikası tarafında 2025 sonunda ilan edilen 'sınırlı katılım' yaklaşımı sürüyor. ABD, doğrudan müdahale yerine BM koordinasyonu altındaki müzakere süreçlerine destek veriyor. Bu pozisyon, komisyon çalışmaları için olumlu bir dış destek koşulu sağlıyor.

Komisyonun on günlük müzakere sürecinde dört oturum gerçekleştirilecek. Her oturum belirli bir tematik başlığa odaklanacak. Oturum sonunda her başlık için karara bağlanan veya uzlaşı sağlanan unsurlar BM Özel Temsilcisi tarafından özetlenecek. Komisyonun ana hedefi, 2027 ortasına kadar tam anayasa metnini tamamlamak.

BM Özel Temsilcisi Pedersen tarafından yapılan açıklamada 'Suriye Anayasa Komisyonu, Suriye için anlamlı bir geleceğin temelini oluşturma konusunda en somut çoklu taraflı diplomatik araç; yenilenmiş çerçeveyle önümüzdeki iki yıl içerisinde gerçek ilerleme sağlanabilir' ifadesi kullanıldı.

Komisyon çalışmasının sonuçları haziran sonunda ortak basın açıklaması ile paylaşılacak. Bir sonraki resmi toplantı eylül başında, takip eden oturum kasım başında planlanmış durumda.

--- **Kaynak:** [Dışişleri Bakanlığı](https://www.mfa.gov.tr/)