Çin ile Avrupa Birliği arasındaki elektrikli araç (EV) tarife anlaşmazlığında yeni bir görüşme turu başladı. AB'nin Çinli üreticilere uyguladığı ek tarifeler, küresel elektrikli araç ticaretinde belirsizlik yaratırken her iki taraf da müzakere yoluyla bir çözüm formülü arıyor. Görüşmelerin önümüzdeki haftalarda Brüksel'de teknik düzeyde sürmesi bekleniyor.
AB Komisyonu, geçen yıl başlattığı anti-damping soruşturması sonucunda Çinli elektrikli araç üreticilerine ek tarifeler uygulama kararı almıştı. Mevcut tarife yapısına göre BYD %17, Geely %18,8 ve SAIC %38,1 olmak üzere farklı oranlarda ek vergi uygulanıyor. Bu tarifeler, AB Komisyonu'nun değerlendirmesine göre Çinli üreticilere sağlanan devlet sübvansiyonlarının yarattığı haksız rekabet koşulunu dengelemeyi amaçlıyordu.
Çin Hükümeti, AB'nin tarife uygulamasını 'piyasa yapısına müdahale' olarak nitelendirdi ve Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikayet başvurusunda bulundu. Çin Ticaret Bakanlığı'nın paylaştığı açıklamada, AB'nin uyguladığı tarifelerin küresel ticaret kurallarına aykırı olduğu vurgulandı. Ayrıca Çin, AB'den ithal edilen şarap, süt ürünleri ve domuz eti gibi ürünlere karşı kendi anti-damping soruşturmalarını başlattı.
Müzakerelerin gündeminde birkaç olası çözüm formülü yer alıyor. Birincisi, tarifelerin kısmi olarak indirilmesi karşılığında Çinli üreticilerin AB pazarında 'minimum fiyat' kuralı kabul etmesi. İkincisi, Çinli üreticilerin AB içinde üretim tesisi kurması; bu yaklaşım bazı şirketlerin (özellikle BYD) zaten benimsediği bir strateji. BYD'nin Macaristan'da kurmaya başladığı tesis, 2027'de üretime başlayacak. Üçüncüsü, AB pazarına giriş için ortak girişim (joint venture) zorunluluğu.
Elektrikli araç pazarındaki rekabet dinamiği açısından Çinli üreticiler son üç yılda küresel olarak hızla pay aldı. BYD, 2025 yılında küresel elektrikli araç satışında ilk sırayı Tesla'dan devraldı. AB pazarında Çinli üreticilerin payı yaklaşık %11 düzeyine ulaştı; tarife öncesinde bu rakam %18'lere çıkma yolunda hızlanıyordu. Tarifeler, Çinli üreticilerin AB pazarındaki pay artışını yavaşlatma etkisi yarattı; ancak yine de sürecin uzun vadeli yönü Çinli üreticilerin lehine.
Avrupa otomotiv üreticileri tarafında, tarifelerin Avrupa endüstrisini koruma etkisi sınırlı kaldı. Volkswagen, Stellantis ve BMW gibi büyük Avrupa üreticileri kendi elektrikli araç üretim kapasitelerini hala Çinli rakipleriyle yarışacak düzeye çıkaramadı. Maliyet yapısı açısından Avrupa üreticilerinin batarya ve bileşen tedariği büyük ölçüde Çin'e bağlı; bu yapısal bağımlılık, tarifeden kaynaklanan kısa vadeli koruyucu etkinin sürdürülebilir olmadığını gösteriyor.
Türkiye'nin elektrikli araç sektörü açısından bu süreç dolaylı etkiler taşıyor. Türk üreticisi Togg, kendi elektrikli araç modelleriyle AB pazarına ihracat hedefini sürdürüyor. AB pazarındaki tarife düzenlemesi, AB'nin yerli olmayan elektrikli araç üreticilerine yönelik politikalarının yönünü etkiliyor; bu durum Türk üreticileri için de değerlendirilen bir faktör. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'nin modernize edilmesi sürecinde elektrikli araç ticareti için özel bir çerçeve görüşülmesini öneriyor.
Küresel elektrikli araç pazarının büyüklüğü, anlaşmazlığın boyutunu da artırıyor. 2025 yılında küresel elektrikli araç satışları 18 milyon adete ulaştı; bu rakam tüm yeni binek araç satışlarının %23'üne karşılık geliyor. 2030 yılı için tahmin edilen küresel elektrikli araç satışı 45 milyon adet düzeyinde. Bu büyük pazarda alınacak her tarife kararı, hem üreticilerin stratejisini hem küresel tedarik zincirini doğrudan etkiliyor.
Kaynak: Avrupa Birliği Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü tarife duyurusu (ec.europa.eu) ve Çin Ticaret Bakanlığı resmi açıklamaları