Türk lirasındaki değer kaybı, mayıs ayında belirgin bir hareketlilikle sürüyor. Resmi piyasada dolar 45 lirayı aşarak yeni rekor seviyelerine ulaştı; euro ise 53 lira bandında işlem gördü. TCMB'nin sıkı para politikası ve rezerv yönetim stratejisi ile kur dengelemesini sürdürürken, yıl içinde kur seyri ekonomistler tarafından yakından izleniyor.
Dolar/TL kurunun 45 lirayı aşması, TL'nin yılbaşına göre yaklaşık %25 değer kaybetmiş olduğunu gösteriyor. Bu rakam, son üç yılın aynı dönem ortalamasıyla karşılaştırıldığında benzer bir trend çiziyor; ancak küresel emsallere göre TL'nin değer kaybı son altı ayda ılımlı seyir izledi. Avrupa Merkez Bankası'nın faiz indirim politikası ve ECB'nin enflasyon hedefine yakın seyretmesi, euro/dolar kurunda da hareketli bir dinamizm yarattı.
Kurun yön belirleyici faktörleri çoklu bir yapıda. Birincisi, iç enflasyon dinamikleri ve TCMB'nin sıkı para politikası duruşu. Politika faizinin %42 düzeyinde tutulması, kur stabilizasyonunu destekleyen ana faktör. İkincisi, küresel risk iştahı; Fed'in haziran ayında 25 baz puan indirim ihtimalinin yükselmesi, gelişen ülke para birimleri için olumlu bir çerçeve sunuyor. Üçüncüsü, jeopolitik gerilimler; Hürmüz Boğazı'nda ABD-İran tansiyonu ve İsrail-Lübnan sınır gerginliği TL üzerinde dalgalı baskı yaratıyor.
TCMB'nin rezerv durumu son altı ayda güçlendi. Brüt rezervler 145 milyar dolara, net rezervler ise yaklaşık 65 milyar dolara ulaştı. Bu seviyeler, TL üzerinde olası kısa vadeli spekülatif baskılara karşı koruyucu bir tabaka sağlıyor. TCMB son enflasyon raporunda rezerv durumunun olumlu olduğunu, döviz piyasasında olası bir baskı durumunda araç çeşitliliğinin yeterli olduğunu paylaştı.
Vatandaşlar açısından kurun günlük yansımaları, döviz büfeleri ve banka şubelerinin kotasyonlarında izleniyor. Antalya'da turistik bölgelerdeki yetkili müesseselerde dolar alış 45,30, satış 45,55 lira bandında işlem görüyor. Euro alış 53,20, satış 53,55 lira bandında. Antalya Kuyumcular Odası'nın takibine göre bayram tatili döneminde döviz büfelerinin işlem hacmi normalin %35 üzerine çıktı; sahil dışından gelen yerli turistler ve yabancı ziyaretçilerin döviz değişimi yoğunluğu öne çıkıyor.
İhracatçılar açısından zayıf TL, kısa vadede rekabet avantajı yaratıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre yıl başından bu yana ihracat hacmi %6,8 yükseldi. Türkiye'nin tekstil, otomotiv, beyaz eşya ve makine sektörleri ihracatın büyük bölümünü oluşturuyor. Antalya açısından özellikle örtü altı tarım ihracatı (domates, biber, çilek) ve turizmden gelen döviz girişi olumlu yönde etkilendi.
İthalatçılar tarafında ise farklı bir tablo öne çıkıyor. Enerji ithalatı (petrol ve doğal gaz), hammadde ithalatı ve teknoloji ürünleri için dolar bazlı maliyetlerin yükselişi devam ediyor. BOTAŞ'ın geçen ay yaptığı %12'lik konut doğal gaz indirimi, küresel LNG fiyatlarındaki yumuşamaya rağmen kur etkisini kısmi olarak telafi ediyor.
Yıl sonu için kur beklentilerinde temkinli bir tablo öne çıkıyor. TCMB'nin Piyasa Katılımcıları Anketi'nde yıl sonu dolar/TL beklentisi 38,5 düzeyinde; 12 ay ileriye yönelik beklenti ise 43,2. Bu rakamların mevcut seviyenin altında olması, sıkı para politikası ve dezenflasyon sürecinin desteklediği görece güçlenme beklentisini yansıtıyor. Ancak Hürmüz Boğazı tansiyonu, İsrail-Lübnan gerginliği ve küresel piyasalardaki olası ani gelişmeler bu beklentileri kısa vadede etkileyebilir.
Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kur kotasyon verileri — tcmb.gov.tr ve Borsa İstanbul Döviz Piyasası kotasyonları