Yapay zeka teknolojilerinin hızlı gelişimi karşısında dünya çapında düzenleme çalışmaları belirgin biçimde hızlandı. Avrupa Birliği'nin AI Act'i (Yapay Zeka Yasası) tam yürürlüğe girerken, ABD'nin sektör bazlı yaklaşımı şekilleniyor ve Türkiye, kendi yapay zeka stratejisi çerçevesinde yeni düzenleyici adımlar atmaya başladı. Farklı yaklaşımlar, teknolojinin yönetilebilirliği açısından farklı felsefeleri yansıtıyor.

Avrupa Birliği'nin AI Act'i, dünya çapında ilk kapsamlı yapay zeka düzenlemesi olarak öne çıkıyor. Yasa, yapay zeka sistemlerini risk seviyelerine göre dört kategoriye ayırıyor: yasaklanan uygulamalar, yüksek riskli sistemler, sınırlı riskli sistemler ve minimal riskli sistemler. Yüksek riskli kategoride yer alan sistemler — örneğin işe alım, kredi değerlendirmesi veya kritik altyapı yönetiminde kullanılan AI — sıkı doğrulama, açıklama yükümlülüğü ve insan denetimi gerektiriyor. İhlal cezaları, küresel cironun %7'sine kadar çıkabiliyor.

ABD'nin yaklaşımı belirgin biçimde farklı. Tek bir federal kapsamlı düzenleme yerine, sektör bazlı kurallar üzerinden ilerleyen ABD; sağlık (FDA), finans (SEC ve CFPB), istihdam (EEOC) ve ulaşım (NHTSA) gibi alanlarda her kurum kendi yetki çerçevesinde AI uygulamalarına dair yönergeler yayımladı. Bu yaklaşım, inovasyona daha fazla alan bırakırken belirsizliği de beraberinde getiriyor. Federal düzeyde kapsamlı bir AI yasası şu an Kongre gündeminde tartışılıyor.

Çin tarafında ise hızlı ve müdahaleci bir düzenleme yapısı şekillendi. Çin Siber Uzay İdaresi'nin (CAC) 2023 ve 2025 yıllarında yayımladığı yönetmelikler; üretken yapay zeka modellerinin önceden kayıtlı olması, üretilen içeriklerin tanımlanabilir olması ve modelin eğitim verisinin tabi olduğu kuralların açık olması zorunluluklarını getirdi. Çin yaklaşımı, ABD ile karşılaştırıldığında çok daha hızlı uygulanıyor; ancak inovasyon teşviki açısından şirketleri daha sıkı bir çerçeveye sokuyor.

Türkiye, kendi AI stratejisini 2021-2025 dönemine uygulayan beş yıllık ulusal yapay zeka stratejisi ile başlatmıştı. 2026 yılı için yeni bir stratejik dönem başladı; Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ortak yürüttüğü çalışma kapsamında yeni AI stratejisi belgesinin haziran ayında ilan edilmesi bekleniyor. Yeni dönem hem altyapı yatırımları (yerli büyük dil modelleri ve veri merkezleri) hem de düzenleyici çerçeve (KVKK uyumlu AI veri kullanımı) başlıklarını içeriyor.

Küresel teknoloji şirketleri açısından bu farklı düzenleyici çerçeveler, ürün geliştirme süreçlerinde ek karmaşıklık yaratıyor. Bir AI ürününün AB pazarına çıkması için AI Act uyumu, ABD pazarı için sektör bazlı kurallar, Çin için pre-registration ve Türkiye için KVKK + ulusal stratejiyle uyum gerektiriyor. Şirketlerin önemli bir bölümü, ürünlerini en sıkı düzenleme olan AI Act'e uyumlu olacak şekilde tasarlama yolunu seçiyor; bu yaklaşım 'Brüksel Etkisi' (Brussels Effect) olarak adlandırılıyor.

Kaynak: Avrupa Komisyonu AI Act resmi metni (eur-lex.europa.eu) ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi AI Strateji Belgeleri (cbddo.gov.tr)