Kanada Hükümeti, 28 Mayıs Perşembe günü Yedi Sanayileşmiş Ülke (G7) zirvesinin 15-17 Haziran tarihlerinde Quebec eyaletinde gerçekleştirileceğini doğruladı. Zirvenin ev sahipliğini Kanada üstleniyor; çağrı tüm üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarına ulaştırıldı. Ana gündem maddeleri Rusya yaptırımları, Çin ticaret politikası ve iklim finansmanı olarak şekilleniyor.
Rusya yaptırımları tarafında G7 ülkeleri arasında — ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Kanada — son üç yıldır devam eden mali, ekonomik ve ticari yaptırımların gelecek dönem stratejisi değerlendirilecek. Mevcut yaptırım paketleri kapsamında Rusya merkez bankası rezervlerinin dondurulması, SWIFT sisteminden çıkarılması ve teknoloji ihracat kontrolleri yer alıyor.
Yeni dönem yaptırım paketinde, Rusya'nın dolaylı yaptırım atlatma kanalları (Türkiye, BAE, Kazakistan vb. üzerinden ticaret) için ek baskı mekanizmaları gündemde. Üçüncü ülkelere uygulanacak ikincil yaptırımlar tartışılıyor; ancak Türkiye gibi NATO üye ülkeler için bu mekanizmalar hassas. G7 üye ülkeleri, üçüncü ülke yaklaşımında temkinli bir politika izlemeyi tercih ediyor.
Çin ticaret politikası tarafında, ABD-Çin arasındaki ticaret müzakerelerinin geldiği nokta, AB-Çin ticari ilişkilerinin durumu ve Japonya-Çin arasındaki teknoloji ürün kısıtlamaları değerlendirilecek. G7 üye ülkeleri, Çin'in küresel ticaret sisteminde 'eşit ve adil' davranıp davranmadığı konusunda istişareler yürütecek.
Özellikle yarı iletken, batarya teknolojileri ve nadir element tedariki konularında G7 üye ülkeleri, Çin tedarik bağımlılığını azaltmaya yönelik ortak strateji geliştirmeye çalışıyor. Konuya ilişkin paralel olarak yürütülen 'Friend-Shoring' yaklaşımı çerçevesinde G7 ülkeleri kendi aralarında tedarik zincirleri kurma planı yapıyor; bu kapsamda yatırım taahhütleri görüşülecek.
İklim finansmanı tarafında G7 zirvesinde gelişmekte olan ülkeler için 100 milyar dolarlık yıllık iklim finansman taahhüdünün uygulama detayları ele alınacak. Taahhüt, 2025 yılında BM İklim Konferansı'nda belirlenmişti; G7 zirvesinde finansman kaynaklarının nasıl yapılandırılacağı, hangi ülkelerin hangi paydan sorumlu olacağı netleştirilecek.
Ukrayna desteği tarafında, mevcut askeri ve mali yardım paketi 90 milyar dolar düzeyinde yıllık olarak çıkartılmış durumda. G7 zirvesinde 2027 yılı için bu pakedin yapılandırılması görüşülecek. ABD'nin Ukrayna'ya yönelik desteğinin nasıl devam edeceği — özellikle iç siyasi tartışmalar dikkate alınarak — kritik bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.
Davetli ülkeler tarafında, G7 zirvesi geleneksel olarak gözlemci konumda davetli ülkelere de kapı açıyor. Bu sezon davetli ülkeler arasında Avustralya, Güney Kore, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika yer alıyor. Bu ülkeler, küresel güney gündemini ve büyük gelişmekte olan ülkelerin perspektifini zirveye getirecek.
Türkiye, G7 üyesi değil ancak ortak ülke olarak diplomatik kanallarla zirvedeki kararları takip ediyor. Özellikle Rusya yaptırımları ile ilgili kararlar ve Ukrayna desteği ile ilgili gelişmeler, Türkiye'nin NATO üyesi olarak bilgi sahibi olduğu konular. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, zirve sonrasında G7 ortak deklarasyonunun detaylı değerlendirmesini yapacak.
Zirvenin kapanışında yayımlanacak ortak deklarasyon 17 Haziran akşamı paylaşılacak. Deklarasyon, küresel ekonomi, jeopolitik ve iklim politikası alanlarında ortak G7 pozisyonunu temsil edecek.
--- **Kaynak:** [TCMB](https://www.tcmb.gov.tr/)