İsrail ile Lübnan arasındaki Mavi Hat sınırında son haftada yaşanan gerginlik, uluslararası camianın aktif girişimlerine konu oldu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri taraflara itidal çağrısında bulundu; Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücü (UNIFIL) sınır boyunca devriye sayısını artırdı; ABD'nin Lübnan özel temsilcisi Beyrut ve Tel Aviv arasında mekik diplomasisi yürütüyor.

Gerginliğin merkezinde, son hafta sınır bölgesinde art arda yaşanan iki ayrı olay yatıyor. İlk olay, Lübnan'ın güney bölgesinden başlayan bir İHA operasyonunun İsrail tarafından düşürülmesi oldu. İkinci olay ise sınırın Lübnan tarafında düzenlenen bir İHA saldırısı; bu saldırının Hizbullah ile bağlantılı olduğu İsrail tarafından iddia ediliyor, ancak Hizbullah resmi bir açıklama yapmadı. İki olay arasında karşılıklı suçlamalar yaşandı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri yaptığı açıklamada, sivillerin korunmasının her iki tarafın da öncelikli sorumluluğu olduğunu vurguladı. Açıklamada, son altı ayda Mavi Hat boyunca yaşanan olayların sayısının önceki yıla göre %42 arttığı kaydedildi. Genel Sekreter, BM Güvenlik Konseyi'nin geçen yıl onayladığı UNIFIL görev tanımı çerçevesinde aktif arabuluculuk girişimlerinin sürdürüleceğini paylaştı.

UNIFIL Komutanı, BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu güncel raporda, sınır boyunca 14 yeni gözlem noktası kurulduğunu ve devriye sıklığının haftalık 86'dan 134'e çıkarıldığını paylaştı. UNIFIL'in mevcut kadrosu yaklaşık 10 bin asker; bu sayı içinde Türkiye Silahlı Kuvvetleri'nin de katılımcı olduğu bir tabur yer alıyor. Türk askeri personelinin görevini sürdürdüğü, kontingenin mevcut görev süresinin BM kararı çerçevesinde devam edeceği paylaşıldı.

ABD'nin diplomatik girişimi son hafta yoğunlaştı. ABD'nin Lübnan özel temsilcisi, Beyrut ve Tel Aviv arasında üç kez mekik yaptı. Görüşmelerin temel hedefi; mevcut ateşkesi 60 günlük bir uzatma ile koruma, bu sürede kalıcı bir sınır rejimine geçiş için müzakere açma. Süreç, hem Lübnan hükümetinin hem İsrail güvenlik kabinesinin onayını gerektiriyor.

Lübnan tarafında iç siyasi durum sınır gerginliğine ek bir karmaşıklık katmanı ekliyor. Lübnan parlamentosu son üç ayda yaşanan kriz nedeniyle kısmen işlevsel; cumhurbaşkanlığı seçiminin tamamlanmasına yönelik politik anlaşma kırılgan bir durumda. Bu siyasi belirsizlik, Hizbullah ile İsrail arasındaki ateşkesin uygulanması açısından yapısal bir zorluk yaratıyor. Lübnan'ın güneyinde insani durum giderek zorlaşıyor; bölgedeki sivil halkın bir kısmı gerginlik dönemlerinde geçici olarak Beyrut'a göç ediyor.

İsrail tarafında, Başbakan'ın güvenlik kabinesi sınır bölgesi konusunda hem askeri hem diplomatik araçların paralel kullanılması yönünde karar aldı. Mevcut ateşkesin yeniden müzakere edilmesi ya da gerekirse yeni bir askeri operasyon başlatılması seçenekleri kabine masasında bulunuyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), sınır bölgesinde rezerv asker konuşlandırmasını sürdürüyor.

Türkiye, Lübnan ve İsrail ile diplomatik kanalları açık tutan ülkeler arasında yer alıyor. Dışişleri Bakanlığı son hafta yaptığı açıklamada tarafları itidale çağırdı ve bölgede sivillerin korunmasının önceliği vurguladı. Türkiye'nin Lübnan'a yönelik insani yardım sevkıyatları sürüyor; özellikle Suriyeli mülteci geri dönüş süreciyle ilgili koordinasyon Lübnan tarafında yakından izleniyor.

Kaynak: Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği basın bültenleri (un.org) ve Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücü (UNIFIL) raporları