Türk Kızılay personelinin olağanüstü görev dönemlerinde aldığı tazminata yönelik yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda görüşülmeye başladı. Teklif, hem hükümet hem muhalefet milletvekillerinin verdiği önerge ile gündeme geldi; ortak destek bulması durumunda yasalaşma takvimi haziran ortasına çekilebilir.
Yasa teklifinin gerekçesi, son yıllarda yaşanan büyük afet ve kriz dönemlerinde Kızılay personelinin üstlendiği görevin ağırlığına dayanıyor. 2023 Kahramanmaraş depremleri, 2024'teki Anadolu yangınları ve 2025'teki Karadeniz selleri gibi olaylar Kızılay personelinin yıl içinde önemli bir bölümünü olağanüstü görev koşullarında geçirmesine neden oldu. Mevcut mevzuat, bu dönemler için ayrı bir tazminat öngörmüyor; teklif bu eksikliği gidermeyi amaçlıyor.
Teklifin getirdiği temel düzenleme şu şekilde: Kızılay'ın 'olağanüstü görev' olarak ilan ettiği dönemlerde fiilen sahada görev yapan personel için, normal aylık ücretine ek olarak günlük tazminat ödemesi yapılması. Tazminat tutarı, görev yapılan bölgenin afet şiddeti ve görev süresine bağlı olarak belirlenecek. İlk hesaplamalara göre günlük 1.500-3.000 lira aralığında bir tazminat öngörülüyor; aylık olarak değerlendirildiğinde 45-90 bin lira ek kazanç oluşturuyor.
Komisyonda yapılan görüşmelerde, Kızılay Genel Başkanlığı temsilcileri de bilgi sundu. Genel Başkan, son üç yılda 12 ayrı 'olağanüstü görev' döneminin ilan edildiğini, bu dönemlerde toplam 8.500 personelin sahada görev yaptığını paylaştı. Personelin önemli bir kısmı, kendi yerleşim yerlerinden uzakta, geleneksel iş sürelerinin çok ötesinde çalışarak afet koordinasyonu, lojistik destek, ilkyardım ve psiko-sosyal destek hizmetleri sundu.
Teklife muhalefet tarafından da destek geldi; ancak bazı detay konularda farklılaşma var. Muhalefet milletvekilleri, tazminatın sadece sahada fiilen görev yapan personele değil, geri ofiste destek hizmeti veren personele de uygulanması gerektiğini savundu. Ayrıca tazminatın hesaplanmasında 'çalışma süresi' kriteri olarak günlük 8 saatlik standart yerine afet bölgesinin koşullarına bağlı esnek tanımlamanın kullanılması da masada.
Kızılay personelinin yıllık ücret yapısı tarafında ise daha kapsamlı bir gözden geçirme talep ediyor. Türkiye Sağlık-İş Sendikası, Kızılay personelinin aylık ücretlerinin sektörel ortalamanın altında kaldığını, mevcut tablonun nitelikli personel kaybına yol açtığını paylaştı. Sendika, tazminat teklifinin yanı sıra ana ücret yapısının da güncellenmesi gerektiğini önerdi.
Mali yansıma açısından, tazminat ödemesi öncelikle Kızılay'ın kendi bütçesinden karşılanacak. Ancak afet dönemlerinde Maliye Bakanlığı'nın tahsis ettiği özel ödenekten de yararlanma olanağı sağlanması yasal düzenleme içinde önerildi. İlk hesaplamalara göre teklif yasalaştığı takdirde Kızılay'a yıllık 250-400 milyon lira aralığında ek mali yük getirebilir; ancak afet sayısına bağlı olarak bu rakam değişebilir.
Komisyonun teklifle ilgili görüşmeleri önümüzdeki iki hafta içinde sonuçlanacak. Yasalaşma için Genel Kurul'a sevk edilmesi durumunda haziran ortasında oylanma takvimi açılabilir. Türkiye'nin afet riskine olan yapısal duyarlılığı düşünüldüğünde, Kızılay personelinin görev koşullarına yönelik mevzuat iyileştirmesi, sosyal politika açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Türkiye Büyük Millet Meclisi Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu görüşme tutanakları — tbmm.gov.tr