Küresel piyasalarda haziran ayında yapılacak Fed (ABD Merkez Bankası) ve ECB (Avrupa Merkez Bankası) faiz toplantılarına yönelik beklentiler, yatırımcı tercihlerinin temel belirleyicisi konumunda. Son haftada dolar endeksindeki yumuşama, gelişen ülke piyasalarına ek alım gelmesini sağladı. Tahvil getirileri ise küresel olarak gerileme yönünde hareket etti.

Fed beklentileri tarafında, CME FedWatch Tool'a göre haziran toplantısında 25 baz puanlık indirim ihtimali %72'ye yükseldi. ABD'nin son enflasyon ve istihdam verileri Fed'in yavaş yavaş indirim adımına geçebileceğini destekler nitelikte. Manşet enflasyon %2,6'ya, çekirdek PCE %2,5'e geriledi. İşgücü piyasası da yumuşama sinyali veriyor: aylık tarım dışı istihdam artışı 145 bin oldu, beklenti 175 bin idi. İşsizlik oranı %3,9 olarak ölçüldü.

ECB tarafından nisan toplantı tutanakları, haziran ayında ikinci kez indirim adımı atılabileceğine işaret etti. Banka, Euro Bölgesi'nde manşet enflasyonun %2 hedefine yakın seyrettiğini ve çekirdek enflasyondaki kademeli düşüş eğiliminin sürdüğünü vurguladı. Mart ayında %2,4 olan manşet enflasyon nisanda %2,2'ye, çekirdek enflasyon ise %2,7'den %2,5'e geriledi. Piyasa beklentisi, haziran toplantısında ek bir 25 baz puanlık indirimle politika faizinin %2,75'e çekilmesi yönünde şekilleniyor.

Dolar endeksi (DXY) tarafında, son haftada Powell'ın açıklamalarının ardından 103,5 düzeyinden 102,8'e geriledi. Dolar zayıflaması, gelişen ülke para birimleri ve hisse senedi piyasaları için olumlu bir çerçeve oluşturdu. ABD 10 yıllık hazine tahvil getirisi %4,3 düzeyine indi; bu, son sekiz haftanın en düşük seviyesi. Almanya 10 yıllık bund getirisi de %2,4 düzeyine geriledi.

Gelişen ülke piyasaları açısından, son hafta gelen sermaye akımları olumlu bir tablo çizdi. JP Morgan EMBI+ Gelişen Piyasalar Tahvil Endeksi'nin spread'i 360 baz puana indi; bu, son üç ayın en düşük seviyesi. MSCI Gelişen Piyasalar Hisse Senedi Endeksi haftalık %2,1'lik bir artış kaydetti. Çin, Hindistan, Brezilya ve Türkiye'nin yer aldığı endeks için sermaye girişi haftalık 4,8 milyar dolar oldu.

Türk lirası bu çerçevede ılımlı bir görünüm çizdi. Dolar/TL kuru hafta içinde 32,2 bandında işlem gördü; küresel emsallere göre belirgin bir oynaklık yaşanmadı. Türkiye'nin gösterge tahvil faizi %32,5 düzeyinde seyrediyor; bu rakam, TCMB'nin politika faizi %42'nin altında bir 'doğal yumuşama' bandı çiziyor. Yabancı yatırımcılar, son haftada TL cinsi devlet iç borçlanma senetlerinde net alıcı pozisyonuna geçti; net giriş yaklaşık 380 milyon dolar düzeyinde.

Borsa İstanbul tarafında BİST 100 endeksi haftayı %1,8 yükselişle kapadı. Bankacılık endeksi %2,4 ile en güçlü performansı gösterdi; sanayi endeksi %1,5, holding endeksi %1,9 yükseliş kaydetti. Endeksin altı aylık performansı %42'ye ulaştı; bu rakam, yılbaşından bu yana en yüksek seviyeye karşılık geliyor. Yabancı yatırımcının BIST'teki payı %38,2 düzeyinde; son üç ayda 2 puanlık yükseliş kaydedildi.

Emtia piyasalarında Brent petrol fiyatı haftayı 84 dolardan kapadı. Hürmüz Boğazı'ndaki ABD-İran tansiyonu ve İsrail-Lübnan sınır gerginliği, petrol fiyatlarındaki oynaklığın temel kaynakları. Altın fiyatı ons başına 2.380 dolar düzeyinde dalgalı seyretti; gram altın Türkiye'de 4.220 lira bandında işlem gördü. Bitcoin fiyatı 68 bin dolar civarında, geçen haftaya göre %3 yükseliş kaydetti.

Önümüzdeki haftada izlenecek temel veriler arasında ABD perakende satış rakamları, Almanya ve Fransa enflasyon detayları ve Çin'in mayıs ihracat-ithalat verileri yer alıyor. Bu verilerin sürpriz yönde gelmesi durumunda piyasa beklentilerinin yeniden şekillenmesi söz konusu olabilir.

Kaynak: CME FedWatch Tool, JP Morgan EMBI+ Gelişen Piyasalar Endeksi ve Borsa İstanbul resmi verileri