Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı ikinci enflasyon raporunu açıkladı. Rapor, yıl sonu enflasyon tahmin patikasını, maaş gelişmelerinin enflasyon görünümüne etkisini ve önümüzdeki dönem için para politikasının yönünü değerlendiriyor. Banka, sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğini ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla devam edeceğini paylaştı.

Raporda yıl sonu manşet enflasyon tahmini ortalama orta noktası %22 olarak güncellendi; bu rakam ocak ayındaki ilk raporda %24 olarak konumlanmıştı. Banka, son altı ayda gözlenen dezenflasyon eğiliminin beklentilerin biraz üzerinde gerçekleştiğini, ancak bunun belirsizliklerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini kaydetti. 2027 yılı sonu için enflasyon tahmini %12 düzeyinde tutuldu; orta vadeli %5 hedefine ulaşma takvimi 2028 yılı sonu olarak korundu.

Maaş artışlarının enflasyon üzerindeki etkisi raporun en dikkat çekici başlıklarından biri. TCMB, yılın ikinci yarısında gelmesi beklenen kamu maaş ayarlamaları ile asgari ücret görüşmelerinin sonuçlarının enflasyon patikası üzerinde önemli etkiye sahip olabileceğini paylaştı. Senaryolar bazında değerlendirme yapılan raporda, asgari ücretin enflasyon hedefine paralel ayarlanması durumunda enflasyon patikasında ek yukarı baskı oluşmayacağı, ancak refah payı yüksek bir ayarlamanın yıl sonu enflasyonu üzerinde 1-1,5 puanlık ek bir baskıya yol açabileceği belirtildi.

Gıda ve enerji enflasyonu için ayrı değerlendirmeler de raporda yer aldı. Gıda enflasyonu, son üç ayda göstergeler arasında en yavaş düşen kategori olarak öne çıktı; Banka bu durumu küresel gıda fiyatlarındaki seyir, kuraklık ve yerel tarım maliyetlerinin gecikmiş etkisiyle açıkladı. Enerji enflasyonu ise küresel petrol fiyatlarındaki seyir ve Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyonun etkilerine bağlı olarak yukarı yönlü risk taşıyor.

Para politikası açısından, raporda 'mevcut sıkı duruşun korunacağı' net biçimde vurgulandı. Banka, politika faizinde hızlı bir indirim adımı için henüz koşulların oluşmadığını, ancak veriye dayalı bir yaklaşımla orta vadede kademeli indirim alanı açılabileceğini paylaştı. Mevcut politika faizi %42 düzeyinde; bir sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı 5 Haziran'da gerçekleşecek.

Kurun seyri tarafında, Banka rezerv durumunun olumlu olduğunu, döviz piyasasında olası bir baskı durumunda araç çeşitliliğinin yeterli olduğunu paylaştı. Türk lirasının değer kaybı, son altı ayda küresel emsallere göre ılımlı seyretti. Rapor, kurun reel etkin döviz kuru endeksi bazında değerlemeye yakın bir seviyede olduğunu, ek bir reel değer kazancının ihracat performansını zorlayabileceğini kaydetti.

Küresel görünüm tarafında, IMF ve OECD'nin küresel büyüme tahminlerini aşağı revize etmesinin Türkiye'nin ihracat performansı için bir risk oluşturduğu paylaşıldı. Orta Doğu'daki tansiyon ve ABD-Çin ticaret pürüzleri, Banka'nın görünüm raporunda belirtilen ana dış risk faktörleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki üç aylık dönem için 'temkinli iyimserlik' tonu, raporun genel yaklaşımını özetliyor.

Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 2026 Yılı II. Enflasyon Raporu — tcmb.gov.tr