Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 5 Haziran tarihinde gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına 13 gün kala faiz indirim beklentisi belirgin biçimde güçlendi. TCMB'nin son anketinde piyasa katılımcılarının %61'i haziran toplantısında 50 baz puanlık indirim öngörüyor; bu rakam mayıs ortasındaki ankete göre 9 puanlık artışa karşılık geliyor.

TCMB'nin mevcut politika faizi %42 düzeyinde; bu rakam son altı aylık dönemde değişmemişti. Banka, sıkı para politikası duruşunu sürdürmüş ve dezenflasyon sürecinin kararlılıkla devam edeceğini her PPK toplantısında yinelemişti. Mayıs ayı için manşet enflasyon verisi %35,4 olarak gerçekleşti; bu rakam, TCMB'nin tahmin patikasıyla uyumlu seyrediyor.

Faiz indirim adımı için piyasa katılımcıları farklı senaryolar değerlendiriyor. Son anket sonuçlarına göre katılımcıların %61'i 50 baz puanlık indirim, %22'si 100 baz puanlık indirim, %9'u indirim yok, %8'i daha agresif bir indirim senaryolarını tercih ediyor. Yıl sonu politika faizi tahmini medyan %29'a geriledi; nisan ayında %32 düzeyindeydi. Bu trend, sürecin önümüzdeki aylarda kademeli olarak ilerleyeceğini gösteriyor.

TCMB'nin son enflasyon raporu, faiz patikasının yön belirleyici unsurlarını netleştirdi. Banka, mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğini, ancak veriye dayalı bir yaklaşımla orta vadede kademeli indirim alanı açılabileceğini paylaştı. Yıl sonu manşet enflasyon tahmini %22,8'e güncellendi. 2027 yılı sonu için enflasyon tahmini %13,8 olarak korundu; orta vadeli %5 hedefine ulaşma takvimi 2028 yılı sonu olarak değişmedi.

Fed beklentileri tarafında, ABD Merkez Bankası'nın haziran ayı toplantısında 25 baz puanlık indirim ihtimali CME FedWatch Tool'a göre %85'e yükseldi. Bu yüksek beklenti, geçen hafta açıklanan zayıf ABD imalat ve perakende verilerinin ardından oluştu. Fed indiriminin gerçekleşmesi durumunda küresel risk iştahı destekleneceği için TCMB de daha rahat bir faiz indirim koşulu bulabilir.

Kurun seyri tarafında, TCMB son dönemde sıkı para politikası ve rezerv yönetim stratejisi ile dengeleme sağlamayı sürdürüyor. Brüt rezervler 145 milyar dolar, net rezervler ise yaklaşık 65 milyar dolar düzeyinde. Türk lirasının değer kaybı son altı ayda küresel emsallere göre ılımlı seyretti; bu durum TCMB'nin para politikası manevra alanını destekleyici bir faktör. Dolar/TL kuru bu hafta 44,95-45,05 bandında yatay seyir izledi.

Maaş ayarlamalarının enflasyon üzerindeki etkisi, faiz patikasının yön belirleyici unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülecek asgari ücret ara zam görüşmeleri 12 Haziran'da başlayacak. TCMB'nin son enflasyon raporunda, refah payı yüksek bir asgari ücret ayarlamasının yıl sonu enflasyonu üzerinde 1-1,5 puanlık ek baskı yaratabileceği paylaşılmıştı.

Kurumlar bazında pozisyon farklılığı tarafında, özellikle yerli yatırım bankaları (İş Yatırım, Yapı Kredi Yatırım, Garanti BBVA Yatırım) 50-100 baz puanlık indirim öngörüyor. Yabancı yatırım kurumları (Goldman Sachs, JP Morgan, Morgan Stanley) ise daha temkinli; 50 baz puanlık indirim sınırının üzerinde bir adım atılmayacağını öngörüyor. Bu farklılık, yerli ve yabancı yatırımcıların TCMB'nin politika tutumuna farklı bakış açıları olduğunu yansıtıyor.

Borsa İstanbul üzerinde de faiz beklentisinin etkisi sürüyor. BIST 100 endeksi son hafta %2,4 yükselişle haftayı 11.480 puanda kapadı; bankacılık endeksi haftalık %3,2 ile en güçlü performansı gösterdi. Yabancı yatırımcı son haftada Türk hisse senedi piyasasına 280 milyon dolarlık net giriş yaptı. Bu trend, faiz indirim beklentisinin yatırımcı iştahını desteklediğini gösteriyor.

Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Beklenti Anketi Mayıs Sonu — tcmb.gov.tr