ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Pekin'de gerçekleştirdiği iki günlük zirve sona erdi. Görüşmelerin gündeminde Tayvan meselesi, Orta Doğu'daki tansiyon, ABD-Çin ticaret ilişkileri ve teknoloji rekabeti gibi en kritik başlıklar yer aldı. Liderler, zirvenin sonunda ortak bir basın bildirgesi yayımladı.
Tayvan meselesi zirvenin en hassas başlığı oldu. Çin, ada ile birleşme politikasındaki kararlılığını ABD'nin Tayvan'a yönelik silah satışlarını sınırlandırması karşılığında dile getirdi. ABD ise 'tek Çin politikası'na bağlılığını yinelerken, Tayvan ile mevcut savunma ilişkilerinin sürdürüleceğini de açıkça ifade etti. Yayımlanan ortak bildirgede 'iki taraf da statükonun korunması yönünde çaba göstereceklerini' kaydetti; ancak detay konularda anlaşmazlığın sürdüğü diplomatik çevrelerce paylaşıldı.
Orta Doğu konusunda iki lider ortak bir kaygıyı dile getirdi. Hem Hürmüz Boğazı'ndaki ABD-İran gerilimi hem de İsrail-Lübnan sınırındaki tansiyon, küresel enerji ve ticaret akışları açısından paylaşılan risk olarak değerlendirildi. Liderler, İran ile yapılacak diplomatik temaslarda Çin'in arabuluculuk rolünün artırılması konusunda mutabık kaldı. Çin'in Pekin'de düzenlediği Hürmüz Konferansı'na İran ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin katılması da bu çerçevenin bir parçası.
ABD-Çin ticaret ilişkileri açısından, mevcut tarife rejiminin gözden geçirilmesi gündeme alındı. Trump yönetiminin Çin'e karşı uyguladığı bazı tarifler, son altı ayda Çin'in karşı önlemleriyle karşılaşmıştı; bu durum hem ABD hem Çin'in tüketici fiyatlarında baskı yaratıyor. Liderler, alt komisyonların ortak çalışmasıyla belirli sektörlerde tarifelerin kademeli olarak azaltılması için bir görüşme çerçevesi kurmaya karar verdi.
Teknoloji rekabeti tarafında, yapay zeka, yarı iletken ve kuantum bilişim alanlarındaki gelişmeler konuşuldu. ABD'nin Çin'e yarı iletken ihracatına getirdiği kısıtlamalar, Çin'in karşı stratejisi olarak kendi yarı iletken üretim altyapısını hızlandırma kararını destekledi. İki lider, teknoloji yarışında 'kontrolsüz bir gerilim'in iki ülkeye de zarar vereceği konusunda mutabık kaldı; sektörel diyalog çerçevesi oluşturulmasına yönelik ön anlaşma yapıldı.
İklim değişikliği ve enerji geçişi konuları da zirvenin gündeminde yer aldı. ABD ve Çin, küresel emisyonların yaklaşık %40'ından sorumlu iki büyük ekonomi konumunda. Liderler, yenilenebilir enerji kapasitesi yatırımları ve elektrikli araç pazarındaki standartlar konusunda iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Çin'in elektrikli araç üretiminde küresel liderliği ve ABD'nin kendi pazarını koruma çabası, görüşmelerin gerilim noktalarından biri olmaya devam etti.
Zirve, somut adımdan çok bir 'gerilimin yönetilmesi' çerçevesi olarak değerlendiriliyor. Diplomatik analistler, zirvede paylaşılan bildirgenin önemli bir karar metni içermediğini, ancak iki büyük ekonomi arasındaki diyalogun açık tutulmasının kendi başına önemli bir başarı sayıldığını paylaştı. Bir sonraki üst düzey görüşme, BM Genel Kurulu vesilesiyle Eylül ayında New York'ta gerçekleşecek.
Kaynak: Beyaz Saray basın brifing transkriptleri ve Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı zirve bildirgesi — fmprc.gov.cn