Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, yaşlı bakım modellerine ilişkin kapsamlı bir çalıştayı Ankara'da düzenledi. Çalıştay; akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel idare yetkililerinin katılımıyla yapıldı. Türkiye'nin yaşlanan nüfus profili göz önüne alındığında, yaşlı bakım modellerinin gelecek 10 yıllık vizyonu öncelikli gündemde.

Türkiye, demografik dönüşüm açısından önemli bir geçiş döneminde. TÜİK'in son verilerine göre 65 yaş üstü nüfus toplam nüfusun %10,1'ini oluşturuyor; bu rakam 2025 yılında %9,3 düzeyindeydi. Hızlı yaşlanma trendi sürerken, 2030 yılında 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusun %12'sine ulaşacağı öngörülüyor. Bu demografik trend, yaşlı bakım hizmetlerine olan talebi belirgin biçimde artırıyor.

Çalıştayın ana eksenleri üç başlığa ayrılmıştı. Birincisi, evde bakım modeli; yaşlının kendi evinde yaşamına devam ettiği ve dışarıdan profesyonel bakım desteği aldığı sistem. İkincisi, gündüz bakım merkezleri; yaşlının gün boyu profesyonel hizmet aldığı ancak akşam evine döndüğü model. Üçüncüsü, kurumsal bakım; huzurevi veya bakım evinde sürekli kalış modeli.

Evde bakım modeli, çalıştayda en çok tartışılan başlık oldu. Türkiye'de yaşlı nüfusun yaklaşık %78'i kendi evinde yaşamayı tercih ediyor; bu oran OECD ortalamasının üzerinde. Ancak mevcut evde bakım hizmetleri yetersiz kalıyor; profesyonel evde bakım personeli sayısı 24 bin civarında, ihtiyaç ise tahminen 80 bini buluyor. Aile Bakanlığı, evde bakım personeli yetiştirme programının kapsamını genişletme planlarını paylaştı; önümüzdeki üç yıl içinde 40 bin yeni personelin meslek eğitimi alması hedefleniyor.

Gündüz bakım merkezleri konusunda, çalıştayda mevcut altyapının yetersizliği üzerinde uzlaşma sağlandı. Türkiye'de toplam 320 gündüz bakım merkezi faaliyet gösteriyor; bu sayı ihtiyacın yaklaşık %15'ini karşılıyor. Bakanlık, önümüzdeki beş yılda gündüz bakım merkezi sayısını 1.200'e çıkarma hedefi koydu. Yeni merkezler; ana ulaşım hatlarına yakın, sağlık merkezleriyle bağlantılı ve sosyal aktivite odaklı tasarlanacak.

Kurumsal bakım açısından, Türkiye'de toplam 425 huzurevi ve bakım evi bulunuyor; bunların 280'i devlet, 145'i ise özel kuruluşlar tarafından işletiliyor. Toplam kapasitesi 45 bin yatağa karşılık geliyor; ancak bekleme listesindeki yaşlı sayısı 28 bini geçiyor. Bakanlık, hem kamu hem özel sektörün huzurevi yatırımlarını desteklemek için yeni teşvik mekanizmaları üzerinde çalışıyor.

Antalya açısından, yaşlı bakım modeli özel bir önem taşıyor. Antalya, hem yerleşik nüfus hem de Türkiye'nin diğer illerinden gelen 'tatil için yaşlanan' kişilerle ilgili dinamik bir profil çiziyor. Kentin 65 yaş üstü nüfusu toplam nüfusun %11,2'sini oluşturuyor; bu rakam Türkiye ortalamasının üzerinde. Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, evde bakım desteğini son üç yıldır genişletme programını sürdürüyor. 2.400 yaşlı vatandaşa düzenli evde bakım hizmeti veriliyor.

Dijital teknolojinin yaşlı bakımındaki rolü de çalıştayda görüşüldü. Akıllı saatler, dijital tansiyon ölçüm cihazları, acil durum çağrı sistemleri ve telesağlık platformları gibi araçların evde bakım modeline entegrasyonu için pilot projeler değerlendirildi. Bu teknolojiler, yaşlının evinden ayrılmadan profesyonel destek almasını sağlıyor; bakım maliyetlerini de düşürebiliyor.

Özel sektör yatırımları açısından, Türkiye'de yaşlı bakım sektörü hızla büyüyen bir alan. Son üç yılda özel huzurevi ve bakım evi yatırımlarında %48 artış kaydedildi. Sektör temsilcileri, çalıştayda yatırım teşvikleri, vergi avantajları ve sigorta sisteminin desteklenmesi konularını gündeme taşıdı. Aile Bakanlığı, sektör için yeni teşvik paketi üzerinde çalışmalarının sürdüğünü paylaştı.

Çalıştayın çıktıları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın hazırladığı 'Türkiye Yaşlı Bakım Stratejisi 2030' belgesine entegre edilecek. Belge, önümüzdeki üç ay içinde ilan edilecek ve resmi politika çerçevesi olarak uygulanmaya başlayacak.

Kaynak: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yaşlı bakım modelleri çalıştayı raporu — ailevecalisma.gov.tr